Çölyak Hastalarında Bağırsak İyileşmesi

Haberler & Duyurular

Çölyak hastalığı sıklığının en fazla olduğu ülkelerden biri olan İsveç’te yapılan ve tıp dünyasında yüksek saygınlığa sahip “Alimentary Pharmacology & Therapeutics” dergisindeki 2014 tarihli çok yeni bir yayında glütensiz diyete rağmen neden bazı çölyak hastalarında düzelme görülmediğinin nedenleri araştırılmıştır. 1969–2008 yıllarında çölyak hastalığı tanısı alan ve endoskopik biyopsi ile ince bağırsak hasarı gösteren 7648 çölyak hastası araştırmaya alınmış. Bu hastaların 3317’sinde (%43’ünde) diyete rağmen kontrol biyopsilerinde beklenen tam düzelmenin olmadığı tespit edilmiş.

Bağırsak hasarının erkeklerde kadınlardan 1.5 kat daha fazla ve üniversite mezunlarında lise mezunlarına kıyasla yaklaşık %50 daha az olduğu bulunmuştur.

Diyete yanıtsız hastaların daha çok 2000 yılından önce tanı alıp takip edilenler olduğu, 2000-2008 yılları arasında takipleri yapılanlarda 2000 öncesi kontrollü yapılanlara kıyasla diyete çok daha iyi yanıt alındığı bulunmuştur.

Çölyak hastalarının yaşları mercek altına alındığında ise çocukların ileri yaş hastalara kıyasla bağırsaklarında daha fazla oranlarda tam iyileşme yaşadıkları ortaya çıkmıştır. (3-9 yaş arası çocuklarda bağırsak hasarının sebat etmesi sadece %13 iken 70 yaş üstü erişkinlerde % 56 hastada bağırsakta hiçbir düzelme görülmemiş)

Aslında bugüne kadar neden bir kısım çölyak hastasında beklenen düzelmenin olmadığını araştıran çok sayıda çalışmaya rastlamak mümkündür. Ancak bu sene yapılan yukarıdaki çalışma şu ana kadar yapılanlar içinde en yüksek hasta sayısına ve en uzun takip süresine sahip olanıdır. Çalışmada hastaların diyetleri ile ilgili özel bir sorgulama yapılmamıştır ama son yıllarda (en azından 2000’li yıllardan sonrasında) bağırsakta iyileşme oranlarının çok daha yüz güldürücü olduğu bulunmuştur. Bu durum İsveç gibi çölyak farkındalığının en yüksek olduğu ülkelerden birinde dahi hastaların glütensiz gıdalara ulaşımının ancak son yıllarda kolaylaştığı daha önce gıda teminindeki sorunların iyileşme üzerine olumsuz etki ettiği ile açıklanmaktadır. Aslında aynı durumu Türkiye için herhalde bir 10 yıl daha öteleyerek glütensiz gıdalara ulaşmanın ancak 2010’lu yıllardan itibaren eskisine kıyasla daha kolaylaştığı şeklinde uyarlayabiliriz.

Erkekler dünyanın her tarafında ne yazık ki kadınlara kıyasla diyetlerine daha az itina göstermekteler. Söz konusu çalışmanın sonuçlarına yansıyan bu gerçeğin türk erkeği için biraz daha fazla olabileceği düşüncesindeyim.

İleri yaş hastalarda bağırsak hasarının daha inatçı şekilde devam ediyor olması ise bu grubun genellikle gecikmiş tanı alan bu nedenle uzun yıllardan beri süren hasarın daha zor iyileşeceği şeklinde yorumlanmıştır. Hem hekimlerin, hem toplumun çölyak hastalığında farkındalığının artması hem de çölyak tanısı koymaya yardımcı kan testlerinin daha yaygın kullanılması sonucu, erken yaşlarda ve daha çabuk şekilde çölyak tanısı konup, çok ilerlememiş olan bağırsak hasarının kolaylıkla kontrol altına alınması mümkün olmaktadır.

Son olarak da kültür düzeyinin diyete uyumluluk ve dolayısıyla bağırsak hasarının iyileşmesi üzerine etkili olduğu ortaya çıkmıştır. Bu sonuçları bizim toplumumuza da uyarlamak olasıdır.